#Ağır COVID-19 Vakalarında Antik Neandertal Parmağı

„Ağır COVID-19 Vakalarında Antik Neandertal Parmağı“ Yeni virüs SARS-CoV-2, 2019’un sonlarında ilk ortaya çıktığından beri bulaştığı kişilerde çeşitli etkiler meydana getiriyor. Bazı kişiler hastalığı ağır geçirirken ve bu kişilerin hastaneye kaldırılması gerekirken, diğerleri hafif belirtiler sergiliyor ve hatta hiç belirti göstermiyor. Bir insanın ağır tepki göstermeye yönelik yatkınlığını etkileyen çeşitli unsurlar var; yaş ve diğer…

Weiterlesen

#Mutasyon Geçiren Baskın Koronavirüs Soyu Daha mı Bulaşıcı? Uzmanlar Hemfikir Değil

„Mutasyon Geçiren Baskın Koronavirüs Soyu Daha mı Bulaşıcı? Uzmanlar Hemfikir Değil“ NIAID/Flickr/CC BY 2.0 Dünya üzerindeki hiçbir patojen, koronavirüsten daha fazla takip edilmiyor. Bilim insanları, virüsün nasıl değiştiğini takip etmek amacıyla virüs örneklerini düzenli şekilde toplayıp genlerini diziliyor. Bu takip, zamanla bir koronavirüs çeşidinin diğerlerinden daha yaygın olduğunu ortaya çıkarmış: yani, D614G adı verilen bir…

Weiterlesen

#Neandertallerin ve Denisovalıların Y Kromozomları Artık Dizilendi

„Neandertallerin ve Denisovalıların Y Kromozomları Artık Dizilendi“ Max Planck Enstitüsü Neandertallere ait ilk DNA dizisi (mitokondrisel genomun yalnızca ufak bir kısmı), 1856 yılında Almanya’nın Neander Vadisi’nde keşfedilen bir bireyde saptanmıştı. O zamandan beri moleküler yöntemlerde gerçekleşen ilerlemeler, Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü’ndeki bilim insanlarının çeşitli Neandertallerin otozomik genomlarına ait yüksek kaliteli dizileri belirlemesini sağlamış ve…

Weiterlesen

#Genomunuzda Neandertal DNA’sı Olabilir

„Genomunuzda Neandertal DNA’sı Olabilir“ Reklamsız Dizi Film izlemek isterseniz Dizi.BuradaBiliyorum.Com sitemizi ziyaret edebilirsiniz . Paul Hudson/Flickr CC İnsanlar, yaklaşık 200.000 yıl önce Afrika’nın dışına çıkmaya başladı. Mevcut kurama göre bir daha arkalarına bakmadılar. Avrupa’ya ulaşanlar, insanların kıtadaki akrabaları olan Neandertaller ile eşleşti. Bu ilk buluşmanın yankıları, bugün Avrupa ve Asya kökenli insanların genomlarında görülüyor. DNA’mızın…

Weiterlesen

#Biyolojik Cinsiyet; Vücut Yağı, Kanser ve Doğum Ağırlığını Belirleyen Genleri Etkiliyor

„Biyolojik Cinsiyet; Vücut Yağı, Kanser ve Doğum Ağırlığını Belirleyen Genleri Etkiliyor“ Northwestern Üniversitesi Tıp Fakültesi, Chicago Üniversitesi ve Barselona Genomik Düzenleme Merkezi’nde çalışan 40 bilim insanının katıldığı ve üç gün önce Science bülteninde yayımlanan bir çalışmaya göre biyolojik cinsiyet, neredeyse her tip insan dokusundaki gen ifadesi üzerinde ufak fakat yaygın bir etkiye sahip. Bu cinsiyet…

Weiterlesen

#İnsanlar, Zararlı Bir Hastalıktan Kaçınmak Üzere Evrimleştiği İçin Bu Kadar Çok Hasta Oluyor Olabilir

„İnsanlar, Zararlı Bir Hastalıktan Kaçınmak Üzere Evrimleştiği İçin Bu Kadar Çok Hasta Oluyor Olabilir“ Sıtma bulaşmış kırmızı kan hücreleri. Dr_Microbe/iStock Binlerce yıl önce atalarımızda evrimleşen basit bir hile, büyük ve bulaşıcı bir hastalığın önlenmesine yardımcı olmuş olabilir. Muhtemelen ciltlerimiz kurtulmuş ancak bu değişim, mükemmel bir çözüm olmamış. Yapılan yeni araştırma, 600 bin ila 2 milyon…

Weiterlesen

Mitokondriyal DNA’nın araştırılması yaşayan torunlarını atalarıyla bağlıyor

Araştırmacılar, bin yıllar önce yaşamış Amerika yerlilerinin kalıntılarıyla şu an yaşayan torunlarınları arasında hala genetik bağlantı olduğunu kanıtladı. Araştırma grubu, nesillerin izini sürebilmek için, çocuğa yalnızca annesinden aktarılan mitokondriyal DNA’yı kullandı. Bu izlem için, eski çağlarda yaşamış dört ve halen yaşayan üç bireyin mitokondriyal genomunun tamamı karşılaştırıldı. Karşılaştırma için kullanılan bireyler nesiller boyu aynı çevrede…

Weiterlesen

Tarihi at kemiğinden en eski DNA dizisi elde edildi

700.000 yıldan daha uzun ömre sahip fosilleşmiş bir kemiğin parçasından, günümüz atının eski akrabasına ait genom bulundu. Bu olay önceleri bulunan tüm tarihi DNA dizilimlerinden 500.000 yıl daha yaşlı olmasıyla öne çıkıyor. Nature dergisinin gerçekleştirdiği bu çalışmanın mümkün olmasını sağlayan, bulunan kemiğin ölümden hemen sonra, Kanada’nın (permafrost olarak bilinen) donmuş topraklarında korunmasıydı. Çalışmanın aynı zaman…

Weiterlesen

Mitokondriyal DNA’nın araştırılması yaşayan torunlarını atalarıyla bağlıyor

Araştırmacılar, bin yıllar önce yaşamış Amerika yerlilerinin kalıntılarıyla şu an yaşayan torunlarınları arasında hala genetik bağlantı olduğunu kanıtladı. Araştırma grubu, nesillerin izini sürebilmek için, çocuğa yalnızca annesinden aktarılan mitokondriyal DNA’yı kullandı. Bu izlem için, eski çağlarda yaşamış dört ve halen yaşayan üç bireyin mitokondriyal genomunun tamamı karşılaştırıldı. Karşılaştırma için kullanılan bireyler nesiller boyu aynı çevrede…

Weiterlesen

Tarihi at kemiğinden en eski DNA dizisi elde edildi

700.000 yıldan daha uzun ömre sahip fosilleşmiş bir kemiğin parçasından, günümüz atının eski akrabasına ait genom bulundu. Bu olay önceleri bulunan tüm tarihi DNA dizilimlerinden 500.000 yıl daha yaşlı olmasıyla öne çıkıyor. Nature dergisinin gerçekleştirdiği bu çalışmanın mümkün olmasını sağlayan, bulunan kemiğin ölümden hemen sonra, Kanada’nın (permafrost olarak bilinen) donmuş topraklarında korunmasıydı. Çalışmanın aynı zaman…

Weiterlesen