Türkiye’nin Bilim ve Teknolojideki en önemli eksiği: Yetişmiş Bilim İnsanları

  Nanoteknoloji tüm otoritelerce kabul edilen hiç şüphesiz önümüzdeki on yıllara damgasını vuracak olan en önemli bilimsel ve teknolojik devrimi oluşturmaktadır. Nanoteknoloji tüm otoritelerce kabul edilen hiç şüphesiz önümüzdeki on yıllara damgasını vuracak olan en önemli bilimsel ve teknolojik devrimi oluşturmaktadır. Bizde geçtiğimiz haftalarda, ülkemizdeki en önemli nanoteknoloji araştırma merkezlerimizden biri olan Bilkent Üniversitesi, Ulusal…

Weiterlesen

Uygulanabilir Teknolojilere Japon Yaklaşımı

Dr. Ken Endo Dr. Ken Endo, Keio Üniversitesi, Tokyo  makine mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra doktora çalışmalarını sürdürmek amacıyla ABD’ye Massachusetts Institue of Technology (MIT)’ye giderek uzun bir süre uygulanabilir ucuz maliyetli teknolojiler üzerine MIT Media Lab ve MIT D-lab’da çalıştı. Bu çalışmaları sürecinde daha çok ayak protezlerinin doğal yürüme mekaniğini kazanması ve kullanıcıyı daha…

Weiterlesen

Endothelin ve Orexin’in kaşifi Masashi Yanagisawa ile çok özel söyleşi

Prof. Dr. Masashi Yanagisawa, 1985 yılında Tsukuba Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra temel bilimlerde araştırmalar yapmak üzere aynı üniversiteden doktorasını aldı. Doktora çalışmaları sırasında vücutta damar kasılmalarına neden olup, kan basıncını artıran protein olan Endothelin’i bulması ile bir anda hayatı değişir. 1988 yılında Nature’da yayınladığı yayını ile o zamanki bilim camiasında adından çokça söz…

Weiterlesen

Uykusuzluk tedavisine yeni bir yaklaşım

Insomnia veya uykusuzluk yaşlılar da %60’a genel nüfusta ise  %15’e varan oran ile en önemli uyku problemlerinden birini oluşturmaktadır. Bununla birlikte uykusuzluk genellikle depresyon veya anksiyete gibi psikiyatrik hastalıklar ile beraber görülür. Uykusuzluk tedavisinde en yaygın kullanılan ilaçlar merkezi sinir sisteminin baskılanmasını γ-aminobutrik asit salgılamasını artırarak sağlayan benzodiazepines veya benzerleridir. Fakat bu ilaçların kas gevşemeleri,…

Weiterlesen

Nucleus accumbens’ın uyku oluşturucu fonksiyonun moleküler temeli aydınlatıldı

Uyku tüm organizmalarda yaşamın temel davranışlarından biridir. Son yıllarda bir çok çalışma beynin uyku ve uyanıklık periyodunu nasıl kontrol ettiği hakkında bilgiler sunuyor olsa da, halen uykunun gizemi üzerindeki sır perdesi tam olarak aralanmış değil. Araştırmacılar otuz yılı aşkın bir süredir beyinde uyku oluşturucu moleküllerin keşfini gerçekleştirdiler. Bunlar arasında uyku oluşturucu özelliği bulunup en iyi…

Weiterlesen

Prof. Gordon Arbuthnott ile beyin mekanizmaları ve davranışlar üzerine

Profesör Arbuthnott özellikle hareket fonksiyonları bozuklukları ve Parkinson hastalığı üzerine yaptığı çalışmalar ile biliniyor. Kendisi halen Okinawa Bilim ve Teknoloji Enstitüsü’nde (OIST) ekibi ile birlikte çalışmalarını yürütüyor. Biz de bu kıymetli bilim insanı ile Okinawa’daki laboratuvarlarında sizler için bir söyleşi gerçekleştirdik. Okuyucularımıza kendinizden biraz bahseder misiniz? İskoçya’nın kuzey doğusunda bulunan Aberdeen şehrinde büyüdüm. Buradaki yerel…

Weiterlesen

Clifford B. Saper ile beynin uyku ve uyanıklık mekanizmaları üzerine çok özel söyleşi

Prof. Dr. Clifford B. Saper © Beth Israel Deaconess Medical Center, Harvard Medical School Dr. Clifford B. Saper, karmaşık sinir bağlantılarının aydınlatılması üzerine yaptığı 40 yılı aşkın çalışmalar ile bilinen dünyanın en önemli nöroanatomistlerinden biridir. Sinir hücrelerinin birbirleri ile olan bağlantılarının haritalanması üzerine yaptığı çalışmalar; Obezite, Parkinson, Alzheimer ve Şizofren gibi hastalıkların tedavisine önemli katkılar…

Weiterlesen

Gelişimsel nörobiyolojiye eşsiz bir adada yolculuk

  Okinawa Bilim ve Teknoloji Enstitusu (OIST) Şubat ayında e-posta kutuma düşen mesaj ile önceden bildiğim fakat yoğun araştırma temposundan dolayı değerlendiremediğim Okinawa bilim ve teknoloji enstitüsünün (OIST) düzenlediği gelişimsel nörobiyoloji kursuna bu yıl başvurma kararı aldım. İşlerin yoğunluğundan dolayı pazar günü (başvurunun son günü) danışmanımdan referans mektubunu alma telaşına girsem de sorunsuz bir şekilde…

Weiterlesen

Leptomeninksler: Uyku oluşturucu Prostaglandin D2’nun beyindeki ana kaynağı

Araştırmacılar tarafından yakın geçmişte birçok uyku oluşturucu moleküller (somnojenler) tespit edildi. Bunlardan bazıları sitokinler, anandamide, urotensin II, ve adenozin molekülleridir. Bu moleküller arasında yer alan Prostaglandin D2 (PGD2) uyku indükleyici etkisi ise 30 yılı aşkın bir süredir bilinmektedir. Yapılan çalışmalar uyku indükleyici moleküllerin uzun süreli uyanıklık periyodunda beyinde biriktiklerini gösteriyor. Araştırmacılar uyanıklık periyodunda bu moleküllerin…

Weiterlesen

Sosyal yenilgi stresinin uyku üzerindeki etkilerini inceleyen yeni bir model tanıtıldı

Yaşayan tüm organizmalar hayatları boyunca bir çok stres faktörüne maruz kalmaktadırlar. Sosyal çekişmeler insanlar için en yaygın görülen stres kaynaklarından biridir. Her ne kadar araştırmacılar sosyal yenilgiler (SoD) sonrası oluşan stresin uyku ve uyanıklık davranışları üzerindeki etkilerini çeşitli deney modelleri üzerinden çalışmış olsalar da, SoD sonrası etkileri yeterince incelenememiştir. Geçtiğimiz günlerde Frontiers of Neuroscience ‘da…

Weiterlesen